


Beşiktaş, 10 Kişi Kalan Rakibi Karşısında Daha Agresif Ve Tempolu Oynamalıydı;
İlk yarıda sahada planı işleyen taraf Galatasaray idi. Topa daha fazla sahip olan sarı kırmızılı takım bir anlamda topu ayağında tutarak savunma yaptı. Beşiktaş ise ezeli rakibine hem etkili pres yapamadı hem de topu kazandıktan sonra hedeflediği geçişleri yapamadı. İlk yarı pozisyonsuz geçerken sahanın o dakikaya kadar en kötü futbolcusu Leroy Sane’nin altıpas çizgisi üzerinde topla buluşturduğu Victor Osimhen kafayla golü attı ve yakaladığı tek fırsatı gole çevirdi. Kanımca Ersin Destanoğlu o pozisyonda geriye doğru adımlarken yakalanmasaydı o topu çıkartabilirdi.
İKİNCİ YARI ADETA TEK KALEYDİ
İkinci yarı, ilk 45 dakikanın aksine Beşiktaş’ın adeta tek kale oyunu ve baskısıyla geçti. Ancak oyunu kendi yarı sahasında kabullenen Galatasaray, büyük bölümde iyi savunma yaptı, merkezi iyi kapattı ve süreyi de eriterek Siyah Beyazlıların tempoyu yükseltmesine izin vermedi.
Futbolda çok bilinen klasikleşmiş bir deyiş var: “Büyük takımsan atanın ve tutanın iyi olacak.” Dün Galatasaray’da Victor Osimhen 1 fırsat buldu attı; Uğurcan Çakır 7 kurtarış yaptı. Beşiktaş ise ikinci yarıda golü hak eden bir oyun sergilemesine rağmen kale önü aksiyonlarında yeterli sayıda pozisyon bulsa da final işlerinde başarılı değildi.
OH’U BU KEZ BEĞENMEDİM
Tüm çalışkanlığına ve iyi niyetine rağmen Güney Koreli Oh’u dün beğenmedim. Daha klas tek dokunuşlar veya etkili kısa koşular yapmalı. 10 kişi kalan Galatasaray karşısında Beşiktaş daha agresif ve tempolu bir oyun ortaya koymalıydı. Galatasaray’ın buna izin vermediğini, oyunu çok iyi soğuttular, Okan Buruk da değişiklikleri sakin ve yerinde yapıp skoru tutmayı başardı. İki takım da sahada çok efor sarfetti. Ancak hakem Ozan Ergün maalesef çok acemi idi ve maçı asla kaldıramadı.
Hürriyet












