'SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ!'

Ari BARUTOĞLU yazdı...
Haberin yayılanma tarihi:07 Kasım 2021, Pazar

Beşiktaş Büyük Umutlarla Başladığı Sezonun İlk Çeyreğini Hayal Kırıklığıyla Kapattı

Peki sorun nerede? Hoca'nın dediği gibi; birşeyler yapmak lazım. Aşağıdaki yazıda naçizane sorun tespitlerini ve çözüm önerilerini okuyacaksınız. Amacım, Bizimkiler Dizisi'nin Cemil karakteri gibi "ben demiştim" demekten ziyade, muhtemel çözüme bir parça katkıda bulunabilmektir.

1- STRATEJİ HATASI

Sezona şampiyonlar liginde başarı masalıyla başlandı. En büyük hata da bu idi. Zira şampiyonlar liginin üst turlarını hedefleyen takımlar, öncelikle her sene bu lige katılmayı hak eden, dolayısıyla kendi liginde "sürdürülebilir şampiyonluk" kavramını gerçekleştirmiş takımlardır. Hal böyleyken bu sezonun öncelikli hedefi şampiyonluk olmalıydı. Şampiyonlar Ligi'nde ise pişmiş aşa su katmadan, "bildiğini oynayıp", toplanabildiği kadar puan toplayarak, kasaya katkı sağlamak tercih edilmeliydi; olmadı.

Haziran ayında katıldığım her platformda ve bu satırlarda, yukarıdaki fikrimi dile getirdiğimde yoğun tepkilerle karşılaşmıştım. Şimdi bir parça daha anlaşılabilmiş olduğumu umuyorum.

2- TRANSFER HATALARI

Şampiyonlar Ligi'nde Başarı masalıyla, kazanında kaynayamayacak oyuncular, hesapsız kitapsız transfer edildi. Bunlardan ilki, gittiği hiçbir takımda tutunamamış Micky Batshuai idi. Geçen yıl herkesin takdirini kazanan set oyununa turp sıkan birinci adamdır kendileri. Zira rakip yarı sahada konumlanmak ve ribaundları alarak, sürekli bir saldırma refleksi geliştirebilmek için, santrforunun mutlaka ve mutlaka 3. bölgedeki al-verlerin içinde bulunması hayati önem arz eder. Batshuai ise sürekli savunma arkasına uzun top isteyerek, orta sahayı buna zorlamaktadır. Pas oyunu esnasında ise, yanaşıp al ver yapmak yerine ya stoperin arkasında ya da taç çizgileri civarında arkaya koşu yapma derdindedir. Dolayısıyla geçen yıl pişirilmiş olan pas oyunu bu yıl lezzetini kaybetmiş durumda.

İkinci problem kendisine 20 m2'lik bir alan çizerek, 90 yılların oyun kurucusu rolünde, sağa sola ve santrofra 30 metre top atarak oynamaya çalışan, temposuz Pjanic'tir. Orta göbekte Pjanic-Josef ikilisi (hatta bunlara Alex'i de kattığımızda) geçen yılki kuvvetli orta saha imajını yerle bir etmiş durumda. Oysa geçen yıl taraflı tarafsız herkesin ifade ettiği gibi, ligin en iyi orta sahası Atiba- Josef ikilisiydi. Bozuldu! Çözümü var. Endişelenmeyin.

Geçen Yıl Sonunda Kadro Yapılanmasından Bahsedilirken İki Büyük Sorun Göze Çarpıyordu

Birincisi Ghezzal ve Rosier'in kalıcı transferleri ikincisi de mutlak iki santrfor, stoper ve sağ bek transferi. Birinci problem uzun uğraşlar sonunda halledildi ama santrfor transferi kötü bitti. Sadece Batshuai alındı, yedeği yok! Kenan Karaman'ın da santrfor olmadığını söylemeye gerek yok! Sağ bek transferi de yapılmadı, koş Necip sağ beke, koş Necip stopere! 8-9 adam almak yerine, ihtiyaca hasıl olan 5 adam alınsa, hem takım bütünlüğü muhafaza edilir hem de çok daha kullanışlı bir kadro elde edilirdi. Düşünülemedi!

Kenan'a, Topal'a, Salih'e, Can'a verilen yıllık maaşların üstüne bir miktar eklenerek Kaan Ayhan, kiralık olarak bile bitirilse her derde deva olacaktı ama olmadı...

3- HAKEM ÇETELERİ

Geçen yıl Beşiktaş'ın haksızlığa uğramasını defalarca önleyen VAR sistemi, bu yıl orta hakem katliamlarının çanakçısı görünümünde. Antep, Adanademir, Trabzon maçlarındaki bariz müdahalelerden temiz 7 puanı gaspedildi Beşiktaş'ın. İyi güzel de Sergen Hoca'nın dediği gibi bir şeyler yapmak lazım. Çözüm önerilerin ne derseniz; buyursunlar!

1- DEVRE ARASINA KADAR OLAN SÜREÇTE KULLANILACAK STRATEJİ

Bazen şirketler büyümeye çalışırken tökezlediklerinde, iki adım geri giderek en iyi bildikleri işe yeniden ağırlık verirler. Beşiktaş'ın geçen yılki sisteminin en sağlam halkası neresiydi? Tartışmasız Atiba-Josef paktı. Bu yıl ise ikisi yan yana neredeyse hiç gelmedi, geldiklerinde de Atiba'yı 10 numara pozisyonuna yakın kullanmaya kalkıştı Hoca. Geçen yıl bu sayede kaybettiği 10 maçta olduğu gibi yine kaybetti.

Sözün Özü; Diziliş İvedilikle 4-2-3-1'e Evrilmelidir

Orta sahanın göbeğinde Atiba-Josef paktına geri dönülmeli, Pjanic ise Türkiye liginde yeteneklerini yansıtabileceği yegane mevkii olan santrfor arkasında 10 numara mevkiinde kullanılmalıdır.  Bu mevkideki kaybolmuş pas alışverişini canlandırmak için ise devre arasına kadar santrforda Batshuai yerine Alex tercih edilmelidir. Tıpkı geçen yıl Cenk'in sakatlığından sonra Töre'nin kullanıldığı gibi.

Bu sayede, üçüncü bölgede top sürekli Beşiktaş'ta kalacak, ribaundlar ise Atiba Josef ikilisinin baskın gücüyle toplanıp, ataklar sürdürülebilir hale gelecektir. Ghezzal ve Rosier'in performansının da ikiye katlandığını keyifle izleyeceksiniz.

Peki 3 yerli kuralına ne olacak derseniz; Ersin, Rıdvan, Necip derim. Stoper tandeminde mecburen, Montero ya da Vida'nın yanında kesici özelliği olan Necip kullanılacak. Mevcut şartlarda son derece faydalı olur. Stoper demiken, herkesin hayal ettiği Vida-Montero ikilisinin verimsiz olacağını defalarca dile getirmiştim, Hatay maçında ilk topların Hatay forveti tarafından nasıl da kolayca toplandığını tüm ülke gördü. Vida da Montero da arkaya yaslanarak oynamayı seven, agresif olmayan stoperler. İkisinden biri tercih edilmeli, yanlarına mutlaka kesici özellikte bir stoper konmalı. Bu kişi de yerli kuralı sebebiyle Necip'tir.

2- ARA TRANSFER DÖNEMİ

İmkanı varsa Batshuai acilen yollanıp, yerine Cenk'le birlikte (Cenk transferi bitti)  pivot oynayabilmeye haiz bir santrfor alınmalı. Karagümrük'teki Pesic bile olur! Yeter ki arkasındaki Pjanic veya Alex'le sürekli al verler yaparak, takımın etkili hücumcularının rakip ceza sahası civarında konumlanabilmesini sağlasın.

Kaan Ayhan, stoper, ön libero ve sağbek mevkilerini yedekleyeceğinden mutlaka alınmalı. Bu transferler hem rotasyonu hem de sistemi çok rahatlatacaktır. Tabii Sergen Yalçın'ın da "Bir şeyler yapmam lazım" derken samimi olması, çözüm önerileri üzerinde, egolarından arınarak düşünmesi şarttır.

3- SUÇ ÖRGÜTÜ KIVAMINDAKİ HAKEM ÇETELERİ

Feyyaz Uçar'ın ön gördüğü gibi Beşiktaş'ın ikinci şampiyonluğu önünde gizli kahramanlar devreye girerek sorun çıkartmaktadır. Yönetim ise bir bildiğimiz var elbet ifadeleriyle sessizliğe bürünmüş durumda. Kocadağ bir şeyler söylemeye çalışıyor ama tek başına yetmez.

Yıllardır dile getirdiğim cümleleri bir kez daha yazacağım. Beşiktaş bu ülkede 35 yıldır katledilmektedir. Bu işler sessizlikle olsaydı Seba zamanında, masaya vurarak olsaydı Bilgili ve Demirören zamanlarında çözülürdü. Demek ki çözüme giden yol bunlardan biri değil.

"Beşiktaş'ın Hakkını Yedirmem" Demekle Olmuyor Bu İşler Çatır Çatır Yiyorlar!

Beşiktaş camiası, önde gelen hukukçularıyla ve gönüllüleriyle birlikte hareket edip, TFF'nin 35 yıllık "suç dosyasını" delil ve belgelerle tamamlayıp, Fifa'ya şikayette bulunmalıdır. Bu şikayetle eş zamanlı olarak, sosyal medya gücü devreye girmeli, dünya futbol camiasının bakışları ülkemize döndürülmelidir. Fifa kayıtsız kalmaya kalksa bile, come to Beşiktaş kampanyasında olduğu gibi dünya futbol camiasının dikkati bir kez daha ülke üzerine çevrilecek,masa başında iş bitirmek bu kadar kolay olmayacaktır. Bu minvalde ben de üzerime düşenin fazlasını yapmaya hazırım.

Gördüğünüz Üzere Uzun Sorunları Belirleyip Çözüm Önerileri Sunan Bir Yazı Oldu...

Dilerim, bir şeyler yapması gerektiğinin farkına varanlar, samimiyetle bir şeyler yapmaya çalışır. Zira sorunlar var ama çözüm de var. Hallolur. Aksi halde olan profesyonellere olur. Sonuçta bizim cebimize giren bir şey yok! Biz sevmeye devam ederiz.

Saygıyla...

Fotospor

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

1 + 6 = ?

 




En Son Haberler
AnketTümü
Yeni Sitemizi Beğendiniz mi?
 
haber yazılımı: buki