İŞTE O AÇIKLAMALAR;

"Türkiye'de ortam olağanüstü. Stadyumlar yeni, üstleri kapalı, çok büyük ve büyük bir tutkuyla dolu. Bana İtalya'da insanların bütün hafta sonundaki maçı beklediği 80'li ve 90'lı yılların futbolunu hatırlatıyor. Burada inanılmaz bir coşku var. Üstelik bu sadece büyük takımların taraftarlarında değil, her yerde böyle. Son olarak ligin yeni takımlarından Amed'e deplasmana gittik. Orada 40 bin kişi vardı. İnanılmaz bir cehennem ortamı vardı. Çocukken İtalya'daki stadyumların tamamen dolu olduğu dönemlerdeki atmosferin aynısını burada yaşıyorum. Sanki o duyguları yeniden hissediyorum. Burada başkanlar dahil herkesin en iyi olma konusunda büyük bir isteği var. Her gün ayrı bir mücadele yaşanıyor. Gerçekten çok şaşırdım. Belki bu lig Avrupa'nı en büyük beş liginden daha düşük seviyede ancak kaliteli bir lig ve gelişmeye devam ediyor. Çünkü buraya sürekli kaliteli futbolcular ve yabancı teknik direktörler geliyor.

TÜRK HAKEMLERE GÖNDERME

Kamp döneminde kadronun dörtte üçü genç oyunculardan oluşuyordu. Bir yeniden yapılanma sürecinin içindeydik. Ardından Dünya Kupası nedeniyle birçok oyuncu takıma çok geç katıldı. Avrupa Ligi ön elemesinde geçen sezon turnuvanın sürprizlerinden biri olan Midtjylland ile karşılaşacağımız için endişeliydik. Hazır olmadığımızı düşünüyorduk ama onları iki maçta da yendik. Sonra yolumuza devam ettik, kadroyu tamamladık, milli oyuncular geri döndü, Vlahovic geldi. Bugün geldiğimiz noktada, başlangıçtaki şartlar düşünüldüğünde Beşiktaş şaşırtıcı bir seviyede. Ben bile bunu beklemiyordum.

İşin arka planındaki tüm detayları bilmiyorum ancak Türkiye'de kulüplerin hakemlere karşı çok sert bir tavrı olduğunu görüyorum. Zaten hakemleri koordine etmesi için Anthony Taylor'ı göreve getirdiler. Alanyaspor maçında da çok tartışmalı bir pozisyon yaşandı. Rakip takımın bir oyuncusu Trossard'a yumruk attı ancak ne hakem ne de VAR müdahale etti. Bunun üzerine başkan çok sinirlendi.

VLAHOVIC İTİRAFI

Sözleşmeyi imzaladığım gün onunla konuştum. Durumu anlamak için, zira o sırada Juve’den ayrılmak üzereydi. Önemli kulüplerle çok sayıda teması vardı. Bana, bu görüşmelerin bir sonuca varmaması halinde tekrar görüşeceğimizi söyledi. Kulüp de onu transfer etmeye çalışmak konusunda benimle hemfikirdi. Sonunda, hala büyük değeri ve parlak bir geleceği olan 26 yaşındaki bir oyuncuyu kadromuza kattık: Formuna kavuşursa, birkaç yıl önceki Vlahovic'e geri dönebilir. Şu ana kadar ligde 4 maçta 5 gol attı, onu tam kapasiteye ulaştırmaya çalışıyoruz. Dusan, Avrupa futboluna hala çok şey katabilir, çok genç.

GALATASARAY SÖZLERİ

Kulüp bana dört hedef verdi. Birincisi Avrupa Ligi lig aşamasına kalmaktı ve bunu başardık. İkinci hedef üst sıralardaki takımların hemen arkasında yer almak. Üçüncüsü bir oyun kimliği oluşturmak. Dördüncüsü ise geleceği olan bir oyuncu grubu yaratmak. Benden şampiyonluk istemediler. Ancak zirveden kopmamamız gerekiyor. Gelecek sezon daha fazlasını başarmayı deneyebiliriz. Burada yıllardır sürekli Galatasaray kazanıyor ve herkes bu hegemonyayı kırmak istiyor." açıklamalarında bulundu.