BEŞİKTAŞ'TA NELER YAŞANIYOR?

Beşiktaş'ta transfer çalışmaları devam ederken Siyah-Beyazlı takımda transferde sıcak ve daha doğrusu beklenmedik gelişmeler yaşanıyor...
Haberin yayılanma tarihi:25 Temmuz 2020, Cumartesi

Siyah-Beyazlı takım,  Ankara deplasmanında belki de sezonun en önemli maçına çıkarken Sivasspor'un İzmir'de Göztepe'den puan kaybetmesini bekleyecek. Olur mu neden olmasın? 

Ama kulüpte olmaması gerekenler ardı ardına oluyor.

Kurumsallaşamama! 

Kimse kusura bakmasın ama Başkan Ahmet Nur Çebi önderliğinde yönetimde öyle acelemelikler yapılıyor ki, Beşiktaş'a gönül verenler ''Yok artık bu kadarı da olmaz'' demekten kendilerine alamıyor. Beşiktaş'ın mutlaka 3 puan alması gereken son iki maçı kala hem de Fenerbahçe derbisi öncesi stoperi Victor Ruiz, 8 aydır parasını alamadığı iddiasıyla bavulunu hazırlıyor ve kulübü terk ediyor. Feryat, figan İspanyolun parasının ödendiği söyleniyor, hatta oyuncunun aleyhine sert bir açıklama da yapılıyor. İnsan şunu sormadan edemiyor; madem parası yatırıldı makbuzları nerede? Sonradan öğreniyoruz ki, ödeme talimatını yapan futbol direktörü kovulacağı için mecburi izne çıkarılmış, o da işi bıraktığı için yabancı futbolcuların ödemesiyle ilgilenmemiş ve yattı denen paralar yatmamış.   Avrupa'da futbol adamlarına sorsanız Beşiktaş takımında kimleri tanıyorsunuz diye; çoğu ilk dört isim olarak Karius, Elneny, Ruiz ve Boateng'in isimlerini sayar. Bunlardan üçü gitti, diğeri de parasını alamadığı için her gün kapı aşındırıyor ve gelecek sezon kesinlikle kalmayacağını söylüyor.                                    

Beşiktaş'ın Gençlerbirliği ile maçı var, mutlaka kazanması gerekiyor ama bu maçtan iki gün önce Boateng, bir gün sonra takımın en büyük silahı Burak Yılmaz ayrılıyor. Burak'a hem de takım kaptanı da 'Arkadaş 1 gün sonra gidersin" diyecek bir yönetici yok mu diye insan soramadan edemiyor. 

Zihni Sinir İşler 

Hele bu maçtan yine 1 ün önce takımın tecrübeli oyuncuları Gökhan Gönül ve Caner Erkin'le transfer görüşmesi de yapmak olsa olsa zihni sinir projesidir. Ha görüşmeyi yapan yönetici Emre Kocadağ aynı zamanda Gökhan Gönül'ün Sütiş'ten iş ortağı.Günel, Kocadağ'dan para karşılığında iki Sütiş bayiliği almış. Şimdi sıkı durun, çünkü Gökhan Gönül bir süre önce ortağıyla birlikte Beşiktaş futbol şube sorumlusu Emre Kocadağ'dan İstanbul Levent'teki Özdilek Alışveriş merkezindeki Burger King'i Emre Kocadağ'dan 800 bin Euro'ya devralıyor.  Gönül'ün devraldığı kişi Fenerbahçeli futbolcu, daha doğrusu sarı-lacivertli kulüpte futbolun başındaki kişi Emre Belözoğlu. Ha bu arada Emre Kocadağ aynı zamanda Emre Belözoğlu'nun Rumeli Hasarı'ndaki bulanan mekanın ortağı. Gökhan Gönül bir anlamda beşiktaş ve Fenerbahçe ile transfer pazarlığı yapmıyor, ortakları arasında transferini gerçekleştiriyor. Yönetici-futbolcu arasındaki ortaklık ne kadar etik olabilr ki! 

Mavi Boncukçu Başkan 

Peki Beşiktaş'ta transfer çalışmalarında süreç nasıl ilerliyor? Kurumsallaşma olmadığı için çok başlılık dikkat çekiyor. Perde arkasında öyle şeyler yaşanıyor ki, anlatmaya satırlar yetmez... 

Öncelikle başkanın önemli bir danışmanı var. Başkan, yönetimi oluştururken eski yönetici İbrahim Altınsay'ı kendisine danışman yapmıştı. Sabah kalktığı gibi Altınsay'dan transfer tüyoları aldığı söyleniyor Çebi'nin... 

Altınsay; Allahı var özellikle İngiltere Premier ligi çok iyi takip ediyor, koyu da bir Fulham taraftarı, çok da güzel konuşuyor ama iş transfere gelince sanki çok şeyler eksik kalıyor gibi... Başkan sadece Altınsay'a danışmıyor eski yöneticiler ve dostlarına da danışıyor, ''Kimi alalım, kimi satalım, bana transfer listesi hazırlayın' diyor. Özellikle gurbetçi futbolculardan oluşan birçok transfer listesi var önünde. 

Kaçan Balık Büyük Mü Oldu? 

Tabi bir de Çebi'nin futbolu teslim ettiğini açıkladığı Erdal Torunoğulları ve Emre Kocadağ var.  Torunoğulları futbolu iyi bildiği söyleniyor. Hatta Avrupa'da futbolcu izleme komitesi var. Eski yönetimden koptuğu anlarda bile o ekibi hazır tuttu. Dehan Öğetbil'in başında olduğu emip ekip transfer için birçok oyuncuyu önerdi. Bunlar alınsın diye tavsiye edilen hiç oyuncu daha Sergen Yalçın'ın onayından geçemedi. 

Örnek; Altay'ın 19 yaşındaki genç stoperi Cenk Özkaçar... Dehan Hoca, bu futbolcunun mutlaka transfer edilmesini istedi. Tam transfer yapılacaktı ki Sergen Hoca, "Cenk işimize yaramaz, Alanyasporlu Welinton'u istiyorum" dedi. Cenk ise dün Fransa'nın Lyon takımına imza attı. 

Sergen Yalçın ve Kardeşi Gürsoy 

Tabii bir bakıma Sergen Yalçın'a hak vermek gerekiyor. O da teknik direktörlük kariyerinde çok istediği ve ulaştığı Beşiktaş'ta başarılı olmak istiyor. 

Sergen Hoca'nın ekibinin başında kardeşi Gürsoy Yalçın var. Abi-kardeş takılıyorlar. 

Transfer görüşmelerini Gürsoy yapıyor, yönetime de kimlerin kalması ve gitmesi konusunda bilgilendirmeyi o yapıyor. Ancak Gürsoy Yalçın, ne kadar yeterli, ne kadar bilgi birikime sahip tam bir soru işareti. 

Sergen Hoca, Kayserispor'dan Bernand Mensah ve Emre Demir için görüşmeler yaptı ama kulüp de futbolcular da yüksekten uçunca bu transferler gerçekleşmedi. Hemen hatırlatalım, Mensah için Avrupa'nın birçok kulübü Kayserispor'un kapısını çalıyor. Emre Demir'in büyük ihtimalle Bayern Münih'e transferi gerçekleşecek. Bu yoklukta bu transferleri yapmak zor ötesi... 

N'Sakala ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlandı. Sergen Hoca'nın Alanyaspor'un 31 yaşındaki stoperi Welinton'a karşı Fatih Aksoy'u takasta kullanma isteği ise yönetimi kararsız bıraktı. Yöneticiler bu transfer gerçekleşirse taraftar tepkisinden çekiniyorlar. 

Çebi maddi sıkıntıdan dolayı takım bütçesini düşürmeye çalışırken, Sergen Yalçın da Alanya ağırlıklı tecrübeli isimlerden kurulu bir kadro ile başarıyı yakalamaya çalışıyor. Lens, Vida, Ljajic gibi isimlerle öyle sözleşmeler yapılmış ki , bu futbolcuları kapıdan kozan bacadan içeri girerler yine gitmezler. Evladımız denen Necip'in yıllık kazancı 1 Milyon 200 bin Euro... 'Lütfen bu rakamdan 400 bin Eudo'ya düş'' dendi o da düşünmek için süre istedi. Doğrusu bu örnek bile yetip artıyor bazı şeyleri anlatmaya... 

Kampanya Hüsranı

Çebi kampanyadan yakınıyor, kimse destek vermiyor diyor ama kampanya tanıtımı da tam bir yönetimin başarısızlığı... Bırakmam Seni Kampanyası'nda 5 haftada toplanan para 13 milyon TL., bunun yüzde 40'ı vergi, 3-4 milyon TL'si reklam, tanıtım ve halka ilişkiler harcamasına gittiği varsayılsa geriye az bir şeyler kalır mı kalmaz mı bu sorunun yanıtını size bırakıyorum. 

Her neyse... Tekrar transfer dönelim... Özellikle Erdal Torunoğulları takımın gençleştirmek isterken birçok oyuncu Sergen Yalçın'ın vetosunu yiyor. 

Caner Erkin'in yerine N'Sakala ile doldurmak isteyen Sergen Hoca, Gökhan Gönül'ün yerine isim arıyor.  

Burak Yılmaz Sürprizi 

Burak Yılmaz'ın gidişi ise herkes için sürpriz oldu. Geçtiğimiz hafta ''Ayrılıyorum" dediğinde Blöf yaptığı zannedildi, "Sözlememdeki maddeye  göre 1 Milyon Euro'yu alacaklarımdan düşün, haydi eyvallah"" dediğinde ise bu gidişi yönetim ve teknik kadro da beklemiyordu.

Burak Yılmaz, Fenerbahçe derbisi sonrası, "Konuşacak çok şey var, susuyorum, zamanı geldiğinde ben de konuşacağım'' dedi ve gitti. Hem de son maçı beklemeden, arkasına bile bakmadan...  

Burak Yılmaz'ın yakın çevresine "Kaptan olduğum için tüm takımın sorumluluğu bende. Takımda aylardır paralar ödenmiyor ve yabancı oyuncular sürekli bundan baha dert yanıyor. Verilen sözler tutulmuyor" dediği kulaktan kulağa konuşuluyor. 

Şimdi kulislerde, Burak Yılmaz'ın bu acelesinin nedeni merak ediliyor. Acaba bu transferin altında başka bir şeyler mi var, bunu zaman gösterecek. 

Doğukan İnci Transferinde Neler Oldu? 

Gelelim Karşıyaka'nın genç yeteneği Doğukan İnci transferine... 

Yönetim bastırdı ve Sergen hoca da bu transfere onay verdi. Doğukan İnci, gelecek vaadeden bir oyuncu ve son yıllarda yetiştirdiği futbolcularla ün salan Altınordu'nun altyapısından çıkma... 

Fenerbahçe de bu genç futbolcuyu transfer etmek istiyor. İşin ilginç tarafı Karşıyaka Başkanı Turgay Büyükkarcı, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç'un İzmir bayisi. Yani başka bir deyişle, Ali Koç; KSK Başkanının patronu.. Beşiktaşlı yöneticiler bu futbolcu için gizliden gizliye görüşmelere başlıyor. ''Fenerbahçe'de kadroya giremez, Beşiktaş'ta oynar, bir sonraki transferde de size pay veririz" deniliyor. İşe de yarıyor; bu transfer için önemli yol katediliyor. Başkan Çebi her gün kulübe girip çıkan menajerlerden birine "Git bu transferi bitir gel" de diyor. Birkaç gün sonra Karşıyaka Başkanı Beşiktaşlı yöneticileri arayarak, 'Ben kulübümden içeri menajerleri sokmuyorum, transfer görüşmesini yapacaksanız birebir yapalım' yanıtını veriyor. 

Bunun üzerine ikili görüşmelerde 300 bin Euro'da anlaşma sağlanır, hatta el de sıkışılır. Karşıyaka 4 yıldır batık.. Büyükkarcı bu parayı alıp kulübün transfer yasağını kaldırmak istiyor. Ancak Çebi bu rakamdan vazgeçer ve Karşıyaka Başkanından fiyatın 200 bin Euro'ya düşmesini ister. Tabii Karşıyaka Başkanı da anlaşmadan vazgeçer. 

Peki şimdi ne olacak? Doğukan büyük ihtimalle Fenerbahçe'ye gidecek gibi gözüküyor. 

Üç Başlı Transfer 

Beşiktaş'ta üç başlı bir transfer çalışması var. Başkan Çebi, teknik direktör Sergen Yalçın ve Erdal Torunoğlları... Üçü de birbirlerinden kopuk... 

Başkan Çebi bazılarına göre uzlaşmacı, birçoklarına göre herkese mavi boncuk dağıtan bir başkan... 

Sergen Yalçın yarışmacı kadro kurmaya çalışıyor belki ama dağılan kadronun yerine kimleri transfer edecek ve yeni kuracağı kadro uyum sağlayacak mı? Sergen Hoca bir bakıma futbol kumarı oynuyor. Tutar mı, tutar ama bütün olumlu olasılıkların yanyana gelmesi gerek. 

Sergen Yalçın zaman zaman Çebi ile restleşmekten çekinmiyor. İstedikleri olmazsa sezon başında görevi bırakırsa hiç sürpriz olmaz.  Sergen Hoca'yı bilen bilir kimseye eyvallahı yoktur. 

Erdal Torunoğulları ise şu anda çarpmadaki 1 rakamı gibi etkisiz bir eleman... Gelişmeleri izliyor ama o da bu durumdan çok rahatsız. İstifası cebinde bile denilebilir. Yaşanan bu transfer dönemindeki başı bozukluk Avrupa'da iş hayatını sürdüren Torunoğulları için fazlasıyla karma karışık... 

Zayıf Yönetim 

Ha bir de yönetim kurulu var ki, belki de Beşiktaş tarihinin en zayıf ekibi... Başkan Çebi geçtiğimiz hafta yöneticilere yemek verdi. Eminim yemekte konuşulan ve yaşanlardan sonra o da birçok yöneticiyle işlerin yürümeyeceğini anlamıştır. 

Başkan Çebi ve yönetime destek verenlerin büyük çoğunluğu 10 ayda pişman olmuş gibiler. Kongre üyelerinden bir kısmı idealist Beşiktaşlılar adına bir grup kurdu ki, Süleyman Seba hareketini başlatmak istiyorlar. Bunun için iki toplantı yaptılar ki katılım beklenenden bir hayli kalabalık oldu. Bu grubun içinde işadamları, akademisyenler, finansçılar ve Beşiktaş için plan ve proje sunmaya hazır kendi alanlarında uzman kongre üyeleri var. 

Yıldırım Demirören kurmaylarıyla sık sık bir araya geliyor. Demrören'in akıl hocaları arasında Umut Güner ve Sinan Engin başı çekiyor. 

Fikret Orman ve ekibi de özellikle Mali Kongrede ibra olmak için yoğun çaba harcıyorlar. Orman'ın Balmumcu'daki seçim ofisini kongre üyelerinin ziyaretçi akınına uğradığı söyleniyor. 

Hürser Tekinoktay ve ekibi de çalışmalarını tüm hızıyla sürdürürken özellikle Fulya Davası çıkışlarıyla kongre üyelerinin desteğini alıyorlar. Sahi, Çebi Yönetimi, Fulya Davası'nda kazanılan bir dava sonrası Beşiktaş'ın haklarını savunmak uğruna gerekeni yapmıyor? 

Böyle durumlarda futbol takımının başarısı yönetimin de yol haritasını belirler. Ancak futbol takımı başarısız olursa camianın da Çebi ve ekibine kredisi pek yok. Yönetimi ayakta tutan en önemli etken; taraftarın Sergen Yalçın'a olan güveni. Yönetim bu yüzden Sergen Hoca'ya sımsıkı sarılmış durumda. Ama kurumsallaşmama ve berbat mali durumda neler olacağını kimse kestiremiyor. 

Camiada en geç yeni yılın hemen başında bir erken seçim yüksek sesle konuşuluyor.  Zaman her şeyin ilacı... Bekleyip göreceğiz. 

Erce KAFTAN / Kartalhaber

YorumlarHiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Adınız Soyadınız:

E-Postanız:

Yorumunuz:

4 + 3 = ?

 




En Son Haberler
AnketTümü
Yeni Sitemizi Beğendiniz mi?
 
haber yazılımı: buki